|
|
 |
« :» |
|
Balık tutulabilecek bir yerdeyiz. Akan büyük, içi görünmeyen ırmak. İri balıklar olabilir burada. Elimde birkaç tane kancalı iğne var. Vaktim yok gibi, arkadaşlar dönmek mi istiyor, emin değilim. Ama ben şansımı denemek istiyorum. İğne (iğne biraz eğri gibi ama iş görebilir) ve bir iple basit bir düzenek kurup suya atıyorum… … İçinde koyunların olduğu bir yerdeyiz. İçerde anneannem veya kayınvalidem var. Koyunlarla iç içe oturuyor, onlara sarılıyor sanırım. Koyunlar sakin ve insana yakınlar. Koyuna yönelip biraz bekleyince geliyor ve sarılmaya müsaade ediyor. Ben de deniyorum, ilk başta olmuyor gibi ama sonra bu sarılma işinde başarılı oluyorum. Koyuna sarılıp kalmak bana huzur veriyor. Kocaman, beyaz, yumuşacık koyunlar.
Dedemlerin köyündeyiz. Sabah vakti, bayram günüymüş. Namaz saatini hiç hesap etmemişim, ama sanırım gecikmeden kalkmışım. (Belki de o saatlerde oraya gelmişizdir) Bir takvim bulup namaz saatini öğrenmeye, namazı kaçırmadığımdan emin olmaya çalışıyorum. Bir takvim buluyorum ama yaprakta pek bir şey yazmıyor. Saati öğrenemiyorum. … Pirinç görüyorum. Dedemlerin köyündeyiz. Bir miktar(ortalama bir metreküp) pirinç almışım. Aldığım pirinçleri kaybediyorum. Anneannemlerin evinin önündeki büyük buğday sandığının bir gözündeydi ama o an bulamıyorum. Bankayla alakalı biriyle muhatap oluyorum. Diyor ki: Sizin yatırdığınız paralar (sanırım pirinçleri kast ediyor) bir takım ödemelerden dolayı eksiliyor. Ben öfkeleniyorum, “banka değil misiniz!” gibilerinden tepkimi gösteriyorum. Derken ben kaybettiğim pirinçleri buluyorum, az önceki eleman aracılığıyla bulmuş olabilirim, banka elemanı içine bir şey bırakıyor, belki bir anahtar belki hesap cüzdanı, emin değilim. Sanırım artık o bankayla alakam kalmıyor.
Bir şey daha dikkatimi çekiyor yengemlerin yani anneannemlerin pirinçleri çok kaliteli, rengi çok parlak, açık renkli. Benim aldığım pirinç daha gri. O kadar kaliteli olmasa gerek. Düşünüyorum: Kaliteli prinçler pilav yaparken daha çok su ister ve pişirirken kalitesizlere göre miktar olarak iki kat daha verimli olur, dolayısıyla aslında pahalı sayılmazlar heralde, diyorum. …
Eşimi görüyorum. Psikolağa görünmek istediğinden bahsediyor. 1600 tl imiş. Biraz düşünüyorum, eğer alanında uzmansa diyorum sorun değil. (Psikolog bayanmış) Psikologla ilk gürüşmelerinden sonra eşim telefon numarasını kaydederken o numaranın telefonunda kayıtlı olduğunu görüp çok şaşırdığını söyledi. Psikolog da şaşırıp hangi isimle kaydedildiğini çok merak etmiş, ama eşim kime ait olduğunu bilmediğini şu an silmiş olduğunu söylemiş. Bundan dolayı da psikolog, eşime pek inanmamış gibi bir yüz ifadesi takınmış. Bir güvensizlik olmuş.Ben biraz düşününce numarayı sen girdiğin için, “ara” tuşuna basınca isim değil numara çıkar, sen de vaktiyle bu numarayı kaydettiğini sanmışsındır, bu şekilde olamaz mı deyince eşim bana hak veriyor. Bu kadar basit hatalar yaptığı için eşime kızıyorum. Çünkü günlük hayatta benzer dalgınlıları çok oluyor.
İkinci seans için psikolağa gidiyoruz. Bu sefer ben de geliyorum. Psikolog ilçe merkezindeki Amcamların bulunduğu evin avlusunun hemen yanında bir yerdeymiş. Oraya giderken amcamlara görünmeden (çünkü yeni görüşmüşüz ve zaman kaybetmeye gerek yok diyerek) gitmeyi tercih ediyoruz. Ama son anda Amcamların kapısını çalıyoruz.
|